Temel otobüs ile Trabzon'a gidiyormuş.Koltukların numaralı olduğunu bilmiyormuş.En ön güzel olduğu için öne oturmuş.Birazdan koltuğun asıl sahibi gelmiş Temele :
-Kalk, demiş.
Temel kalkmamış.
-Kalk, demiş.
-Kalkmam, demiş.Muavine söylemiş.
Muavin Temelin kulağına birşeyler fısıldamış.Temel de yerine geçmiş.
Koltuğun sahibi :
-Ben ona o kadar uğraştım kaldıramadım sen nasıl kaldırdın, diye sormuş.
Muavin :
-Ön taraf Trabzon'a gitmiyor, arka taraf Trabzon'a gidiyor dedim, demiş
3 Nisan 2008 Perşembe
Pazar Fıkrası
Bir gün Temel arabayla bayırdan aşağıya iniyormuş, birden freni patlamış ve karşısında ufak bir çoçuk sol tarafındada pazar temel düşünmüş.Pazara doğru sürerse çok kişi ölecek bu yüzden çoçuğun üstüne doğru sürmüş.Ertesi gün Temel mahkemede. Hakim Temele :
-Ne yaptın oğlum, diye sormuş.Temelde :
-Her şey çoçuğun pazara kaçmasıyla oldu hakimim, demiş.
-Ne yaptın oğlum, diye sormuş.Temelde :
-Her şey çoçuğun pazara kaçmasıyla oldu hakimim, demiş.
Paça
Veteriner köye gelmiş, hayvanlarda bir hastalık olup olmadığına bakıyordu...Sıra Temel'in ahırına geldiğinde hayvanların bazılarının bağlı ve tahta bacaklı olduğunu görünce şaşırıp sorar :
-Bunlar neden tahta bacaklıdır?
-Onlar mı? der Temel kekeleyerek.Canımız paça istediğinde bütün hayvanı kesmeyruk ya...
-Bunlar neden tahta bacaklıdır?
-Onlar mı? der Temel kekeleyerek.Canımız paça istediğinde bütün hayvanı kesmeyruk ya...
Patates
Temel ajan olmaya karar vermiş. Akademiyi zor bela bitirmiş.İş pratik beceriye kalmış son sınav da kamufle imiş. Bir oda var ve bu oda da bir çuval var. O oda da saklanacakmışsın. Birinici adam giriyo odaya çuvalı üzerine
geçiriyor ve juriyi bekliyor. Juri geliyo ve içi dolu olan çuvalla bi tekme atıyo. Çuvaldan kopek havlaması geliyo ve juri beğeniyo "iyi" diyor.
Bir ikincisi aynı şekilde yalnızca kedi miyavlaması yapıyor.Sıra Temele geliyor ve temelde çuvalı üzerine geçiriyor juriden bi tekme yiyor ama ses seda yok. İki üç derken adamlar joplarla vurmaya başlıyor. Vurmayı kesiyorlar çünkü öleceginden endişe etmeye başlıyorlar ...derken bi ses çıkıyor "patates, patateeees"
(Temel : patates dolu çuval şekline girmis :-)))
geçiriyor ve juriyi bekliyor. Juri geliyo ve içi dolu olan çuvalla bi tekme atıyo. Çuvaldan kopek havlaması geliyo ve juri beğeniyo "iyi" diyor.
Bir ikincisi aynı şekilde yalnızca kedi miyavlaması yapıyor.Sıra Temele geliyor ve temelde çuvalı üzerine geçiriyor juriden bi tekme yiyor ama ses seda yok. İki üç derken adamlar joplarla vurmaya başlıyor. Vurmayı kesiyorlar çünkü öleceginden endişe etmeye başlıyorlar ...derken bi ses çıkıyor "patates, patateeees"
(Temel : patates dolu çuval şekline girmis :-)))
Nereye Gitti Bu Hayvanlar?
Temel Avustralyaya Devekuşu avlamaya seyahate çıkıyor.Orada malzemelerini hazırlayıp maceraya atılıyor.
Bir virajı dönünce bakıyor 10-15 tane devekuşu, hemen arabayı durduruyor silahını doğrultuyor; devekuşları silahı görünce ürkerek kafalarını kuma gömuyorlar.Yani kendi akıllarınca saklanıyorlar. Temel etrafa bakiyor ve kendi kendine sinirli sinirli soruyor :
-Ulan nereye gitti bu hayvanlar?
Bir virajı dönünce bakıyor 10-15 tane devekuşu, hemen arabayı durduruyor silahını doğrultuyor; devekuşları silahı görünce ürkerek kafalarını kuma gömuyorlar.Yani kendi akıllarınca saklanıyorlar. Temel etrafa bakiyor ve kendi kendine sinirli sinirli soruyor :
-Ulan nereye gitti bu hayvanlar?
Rakip
Kadınlara bunlar asla yetmez, ilave olarak iki bilezik, bir yüzük
gerekir
çoğu zaman.
Gelin-kaynana çekişmesinin fıkralara geçtiği ilkemizde hiç damat-
kayınpeder çekişmesine tanık oldunuz mu? 'Elti gemisi yürümez' diye
bir söz vardır da neden bacanaklar icin söylenmiş benzer bir laf
yoktur?
Evli kadınla ilişkiye giren çok az erkek vardır. Buna karşılık evli
erkekle
hiç düşünmeden ilişkiye giren kadın sayısı benim bildigim, gördüğüm,
duyduğum kadarıyla bir hayli kabarıktır.
Erkekler bir araya geldiklerinde işten, politikadan, futboldan
bahsederler genellikle. Kadınlar bir araya geldiginde ise vay o anda
orada olmayan diğer kadınların haline!
Eşlerinden, 'yorgunum', 'Başım ağrıyor' bahanesiyle mümkün olduğunca
kaçan kadınlar, ortaya ikinci bir kadın çıktığı zaman aniden
kocalarını çok sevdiklerini (!) fark ederler. Kocası tarafından
aldatılan kadınlar
genellikle boşanmak yerine, bir çocuk daha yapmayı tercih ederler.
Tersi durumda ise erkekler kadınlar kadar akıllı olmadıkları için
bunu gurur meselesi yapar ve kadını hemen boşamaya kalkarlar.
Kadınlar evde akşama kadar istedikleri gibi yaşarlar. Ne karışanları
ne de görüşenleri vardır. Erkeklerin akşamdan akşama geldikleri
evlerinde pek de özgür oldukları söylenemez. Kendilerine durmadan
oraya oturmaması, sigarasının külüne dikkat etmesi, ayakkabısını
çıkarması hatırlatılır. Kadınlar akşama kadar kocalarının bilgisi
dışında istedikleri arkadaşlarını misafir ederler. Oysa hiçbir erkek
karısından izin almadan eve bir erkek arkadaşını getiremez. Hatta
izin alarak bile. Kadınlar her istediklerinde eşlerinden izin almadan
annelerini ziyaret edebilirler. Erkekler ne haberli, ne habersiz,
yanlarında eşleri olmadan asla annelerine ugrayamazlar.
Kadınlar bütün ilişkilerinde hesap kitap içindedirler. Asla şeffaf
degildirler. Hoşlanırlar, hoşlanmaz gibi davranırlar, isterler,
istemez gibi yaparlar. Eşleriyle sorunlarını çözmede bedenlerini
silah olarak kullananlar bile vardır.
Vücutlarını göstermeye bayılırlar. Açık, dar, şeffaf, kısa giyerler.
Sonra
da 'neden bakıyorsunuz? diye sinirlenirler. Aslında amaçları
baktırmaktır, ama bunu asla kabul etmezler. özgürlükten, rahatlıktan,
medeniyetten falan söz ederler. Nereden biliyorsun, derseniz ben de
kadınım oradan biliyorum.
NOT: istisnalar kaideyi bozmaz. (Bence de bunu okuyan bütün kadınlar
kendini istisna olarak kabul edecektir.)
gerekir
çoğu zaman.
Gelin-kaynana çekişmesinin fıkralara geçtiği ilkemizde hiç damat-
kayınpeder çekişmesine tanık oldunuz mu? 'Elti gemisi yürümez' diye
bir söz vardır da neden bacanaklar icin söylenmiş benzer bir laf
yoktur?
Evli kadınla ilişkiye giren çok az erkek vardır. Buna karşılık evli
erkekle
hiç düşünmeden ilişkiye giren kadın sayısı benim bildigim, gördüğüm,
duyduğum kadarıyla bir hayli kabarıktır.
Erkekler bir araya geldiklerinde işten, politikadan, futboldan
bahsederler genellikle. Kadınlar bir araya geldiginde ise vay o anda
orada olmayan diğer kadınların haline!
Eşlerinden, 'yorgunum', 'Başım ağrıyor' bahanesiyle mümkün olduğunca
kaçan kadınlar, ortaya ikinci bir kadın çıktığı zaman aniden
kocalarını çok sevdiklerini (!) fark ederler. Kocası tarafından
aldatılan kadınlar
genellikle boşanmak yerine, bir çocuk daha yapmayı tercih ederler.
Tersi durumda ise erkekler kadınlar kadar akıllı olmadıkları için
bunu gurur meselesi yapar ve kadını hemen boşamaya kalkarlar.
Kadınlar evde akşama kadar istedikleri gibi yaşarlar. Ne karışanları
ne de görüşenleri vardır. Erkeklerin akşamdan akşama geldikleri
evlerinde pek de özgür oldukları söylenemez. Kendilerine durmadan
oraya oturmaması, sigarasının külüne dikkat etmesi, ayakkabısını
çıkarması hatırlatılır. Kadınlar akşama kadar kocalarının bilgisi
dışında istedikleri arkadaşlarını misafir ederler. Oysa hiçbir erkek
karısından izin almadan eve bir erkek arkadaşını getiremez. Hatta
izin alarak bile. Kadınlar her istediklerinde eşlerinden izin almadan
annelerini ziyaret edebilirler. Erkekler ne haberli, ne habersiz,
yanlarında eşleri olmadan asla annelerine ugrayamazlar.
Kadınlar bütün ilişkilerinde hesap kitap içindedirler. Asla şeffaf
degildirler. Hoşlanırlar, hoşlanmaz gibi davranırlar, isterler,
istemez gibi yaparlar. Eşleriyle sorunlarını çözmede bedenlerini
silah olarak kullananlar bile vardır.
Vücutlarını göstermeye bayılırlar. Açık, dar, şeffaf, kısa giyerler.
Sonra
da 'neden bakıyorsunuz? diye sinirlenirler. Aslında amaçları
baktırmaktır, ama bunu asla kabul etmezler. özgürlükten, rahatlıktan,
medeniyetten falan söz ederler. Nereden biliyorsun, derseniz ben de
kadınım oradan biliyorum.
NOT: istisnalar kaideyi bozmaz. (Bence de bunu okuyan bütün kadınlar
kendini istisna olarak kabul edecektir.)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)