Karısı hamile olan bir adama işyerinde aniden bir telefon gelmiş: "Beyefendi, bir bebeğiniz oldu acele hastahaneye geliniz" diye. Heyecanlanan adam hemen hastahanenin yolunu tutmuş. Doğum bölümüne gştmiş. Kendisini bir hemşire karşılamış. Adam durumu anlatınca hemşire: "Beyefendi, evet doğru bir çocuğunuz oldu ama malesef sakat doğdu" demiş. Habere çok üzülen adam: "Olsun çocuğumu gösterin bana" demiş. Hemşire: "Beyefendi, görmeseniz daha iyi olur çünkü çocuğunuz çok ileri derece spastik" demiş.
Adam yinede: "Olsun o benim evladım, görmek istiyorum" diye diretmiş. Hemşire: "Peki öyleyse" deyip spastik çocuklar bölümüne geçmiş. Adamda peşinden gitmiş. İlk bölümde kolsuz çocuklar varmış. Adam: "Çocuğum burada mı?" diye sormuş Hemşire: "Hayır beyefendi, çocuğunuz ilerideki bölümlerde" diye yanıtlamış. Bir sonraki bölüme geçmişler. Buradada bacağı olmayan bebekler varmış. Adam yine: "Çocuğum burada mı hemşire hanım?" diye sormuş. Hemşire yine: "Hayır beyefendi, çocuğunuz daha ilerdeki bölümlerde" diye yanıtlamış.
Bir bölüm daha geçmişler buradada hem kolu hem bacağı olmayan çocuklar varmış Adam yine heyecanla: "Buradamı çocuğum?" demiş. Fakat hemşire yine: "Hayır beyefendi" diye yanıtlamış. Üzülen adam bir sonraki bölüme geçmiş. Bu bölümde ise sadece kafa olan çocuklar varmış. Adam yine hüzünle: "Hemşire hanım, artık sanırım burada çocuğum" demiş. Fakat hemşire: "Hayır beyefendi, çocuğunuz şimdi gideceğimiz bölümde, fakat isterseniz gitmeyelim çünkü çocuğunuzu görünce çok kötü olabilirsiniz" demiş. Adam yine ısrarla: "Hayır, ne olursa olsun o benim çocuğum" demiş. Hemşire "Peki o zaman" deyip bir sonraki bölüme gitmiş. Bu bölümdeki oda bomboşmuş. Sadece odanın ortasında bir masa, masanın üstünde bir kavanoz, kavanozun içindede bir kulak duruyormuş. Adam hemen: "Bu mu benim çocuğum?" diye sormuş. Hemşire üzüntüyle: "Evet beyefendi, ama malesef çocuğunuz sağır" demiş.
22 Ocak 2009 Perşembe
21 Ocak 2009 Çarşamba
Okuyalım gülelim
Gülümsemek serbest. Aşağıdaki ileti mail ile geldi. Yaşayanın ve yaznın eline-yüreğine sağlık.
1 GB'lık cevşen
Bir alkış da sınava giderken, 1 GB'lık flash disc'e Kur-an'ı Kerim ve
dualar atan, sonra da boynuna asan ve cevşen niyetine kullanan
kardeşime gelsin.
Sarışının hamile hali
Hamile olan sevgili sarışın kuzenim, gebelikle ilgili okuduğun;
"Bebekler zekalarının %80'ini anneden alıyorlar." makalesinden sonra
panikle bana dönüp; "Ay inanmıyorum. Bana ne kalacak o zaman?" diye
sorduğunda sana; "Üzülme öyle bile olsa senin kaybedeceğin bir şey
yok!" diyemedim ya! Lanet olsun içimdeki insan sevgisine!
Geç bunları
Dekorasyon dergisine bakarken bir sandalyenin iki aylık maaşına
tekabül ettiğini gören kuzenimin yorumu: "Geç bunları, bizde ona
oturacak g.t yok!"
Hemşiranım
Bir hastahane. Yoğun bakım odası. Sabah saatleri. Neşe içinde odaya
giren bir hemşire hanım. Ve neşe içinde şakıyan sesi: "Ahmet beyy,
Ahmet beyyy bugün keyifler nasıl? Ama küs müyüz canım?" Ahmet beyde ne
ses ne nefes. Hemşire hanım neşeli neşeli gezinmekte. Dayanamayan
hademe bir yandan yeri silerken cevap verir: "Hemişiraanım bu hasta
eks olmuş galibaa." Hemşire hanımdan el cevap: "Sus da işine bak
senn!" Ve nice sonra hastanın nabzına bakan hanımefendi hayretle
bağırır: "Aaa hakkaten..." Bu olayı izleyen diğer hasta olan dayımın
bize aktarırken son cümlesi: "Kendimi Türk hademelerine emanet etmek
istiyorum."
Gaz kokusu
Büyük marketlerden birinde kasada kuyruktayız. Birden etrafa kötü bir
koku yayılıyor, herkes yüzünü ekşitiyor "Kokunun kaynağı ben değilim."
gibilerinden. Kuyrukta babasıyla bekleyen 8 yaşlarındaki bir veletin
"Baba bu kokunun aynısıdan bizim banyoda da vardı." demesiyle, ortada
kırmızı suratlı bir baba ve olayın faili bulunduğu için rahatlayıp
tebbessüm eden bizler.
Siyah olsun da...
Kendi arabası diye siyah gördüğü farklı markadaki her arabaya binmeye
çalışan ve birinde de başarılı olup araba anahtarı kabul etmiyor diye
servisi arayan, iki saat nasıl olup da çalışmadığı hakkında servis
elemanına cepten malumat veren başka salak var mı? Arabalarınızı
kilitlemeden çıkmayın; binerim...
Eniştemin intikamı
Enişteme "Arabayı değiştirsene artık, benden bile daha yaşlı" diyorum,
"Değiştiremem, araba yolda kalınca teyzen arabayı itiyor, peşimden
koşması çok hoşuma gidiyor. Yıllarca ben koştum peşinden, şimdi biraz
da o koşsun" cevabıyla gülüyorum, gülüyorum, hala gülüyorum.
Giyim kuşam
Lacivert ceketi, gri pantolonu, kahverengi ayakkabısı ve siyah
kemerini bir arada giyen babama annemin yorumu: "Toplama bilgisayar
gibi olmuşsun!"
Gözlem yeteneği
Gece, geçirdiği trafik kazası sebebiyle acile getirilen hastanın
yakınları odaya doluşmuşlar. Kontrole gelen doktor hemşirelere dönerek
"Hastayı gözleme alın" deyip odadan çıkıyor. Peşinden bütün hasta
yakınları da odayı boşaltıyor. Hastayla ilgilenmeye başlıyoruz. Aradan
on beş dakika geçiyor, odanın kapısı aralanıyor. Hasta yakınlarından
biri elinde sıcacık bir gözlemeyle odaya girip usulca hemşireye
yaklaşıyor: "Doktor bey gözleme alın dediydi, bunu nereye bırakayım?
Siz mi yedirirsiniz anası mı gelip yedirsin?"
Bireysellik
Anneme, "Hayatıma giren erkekler neden bu kadar çabuk çıkıyor? Bendeki
şanssızlık genetik mi?" diye sordum. "O senin bireysel salaklığın,
bizi bulaştırma!" dedi. Hemen sustum.
Cennet brokolisi
Sofrada "Hanım ben hiç brokoli yemedim." diyen seksenlik dedeme "Artık
öteki tarafta yersin." cevabını veren hınzır bir anneannem var!
Geberin Köpekler!
Anti-bakteriyel sabunla ellerimi yıkarken, "Geberin köpekler!" diye
kahkaha atan, bakterilerin ölüşünü zihninde canlandırıp bundan zevk
duyan ben mi, neden güldüğümü anlattığımda "Hayvansın sen, onların da
canı var!" diyen kız arkadaşım mı acaba daha çok alkışı hak ediyor?
Alkışlayan ellerde bakteri olmasın lütfen.
1 GB'lık cevşen
Bir alkış da sınava giderken, 1 GB'lık flash disc'e Kur-an'ı Kerim ve
dualar atan, sonra da boynuna asan ve cevşen niyetine kullanan
kardeşime gelsin.
Sarışının hamile hali
Hamile olan sevgili sarışın kuzenim, gebelikle ilgili okuduğun;
"Bebekler zekalarının %80'ini anneden alıyorlar." makalesinden sonra
panikle bana dönüp; "Ay inanmıyorum. Bana ne kalacak o zaman?" diye
sorduğunda sana; "Üzülme öyle bile olsa senin kaybedeceğin bir şey
yok!" diyemedim ya! Lanet olsun içimdeki insan sevgisine!
Geç bunları
Dekorasyon dergisine bakarken bir sandalyenin iki aylık maaşına
tekabül ettiğini gören kuzenimin yorumu: "Geç bunları, bizde ona
oturacak g.t yok!"
Hemşiranım
Bir hastahane. Yoğun bakım odası. Sabah saatleri. Neşe içinde odaya
giren bir hemşire hanım. Ve neşe içinde şakıyan sesi: "Ahmet beyy,
Ahmet beyyy bugün keyifler nasıl? Ama küs müyüz canım?" Ahmet beyde ne
ses ne nefes. Hemşire hanım neşeli neşeli gezinmekte. Dayanamayan
hademe bir yandan yeri silerken cevap verir: "Hemişiraanım bu hasta
eks olmuş galibaa." Hemşire hanımdan el cevap: "Sus da işine bak
senn!" Ve nice sonra hastanın nabzına bakan hanımefendi hayretle
bağırır: "Aaa hakkaten..." Bu olayı izleyen diğer hasta olan dayımın
bize aktarırken son cümlesi: "Kendimi Türk hademelerine emanet etmek
istiyorum."
Gaz kokusu
Büyük marketlerden birinde kasada kuyruktayız. Birden etrafa kötü bir
koku yayılıyor, herkes yüzünü ekşitiyor "Kokunun kaynağı ben değilim."
gibilerinden. Kuyrukta babasıyla bekleyen 8 yaşlarındaki bir veletin
"Baba bu kokunun aynısıdan bizim banyoda da vardı." demesiyle, ortada
kırmızı suratlı bir baba ve olayın faili bulunduğu için rahatlayıp
tebbessüm eden bizler.
Siyah olsun da...
Kendi arabası diye siyah gördüğü farklı markadaki her arabaya binmeye
çalışan ve birinde de başarılı olup araba anahtarı kabul etmiyor diye
servisi arayan, iki saat nasıl olup da çalışmadığı hakkında servis
elemanına cepten malumat veren başka salak var mı? Arabalarınızı
kilitlemeden çıkmayın; binerim...
Eniştemin intikamı
Enişteme "Arabayı değiştirsene artık, benden bile daha yaşlı" diyorum,
"Değiştiremem, araba yolda kalınca teyzen arabayı itiyor, peşimden
koşması çok hoşuma gidiyor. Yıllarca ben koştum peşinden, şimdi biraz
da o koşsun" cevabıyla gülüyorum, gülüyorum, hala gülüyorum.
Giyim kuşam
Lacivert ceketi, gri pantolonu, kahverengi ayakkabısı ve siyah
kemerini bir arada giyen babama annemin yorumu: "Toplama bilgisayar
gibi olmuşsun!"
Gözlem yeteneği
Gece, geçirdiği trafik kazası sebebiyle acile getirilen hastanın
yakınları odaya doluşmuşlar. Kontrole gelen doktor hemşirelere dönerek
"Hastayı gözleme alın" deyip odadan çıkıyor. Peşinden bütün hasta
yakınları da odayı boşaltıyor. Hastayla ilgilenmeye başlıyoruz. Aradan
on beş dakika geçiyor, odanın kapısı aralanıyor. Hasta yakınlarından
biri elinde sıcacık bir gözlemeyle odaya girip usulca hemşireye
yaklaşıyor: "Doktor bey gözleme alın dediydi, bunu nereye bırakayım?
Siz mi yedirirsiniz anası mı gelip yedirsin?"
Bireysellik
Anneme, "Hayatıma giren erkekler neden bu kadar çabuk çıkıyor? Bendeki
şanssızlık genetik mi?" diye sordum. "O senin bireysel salaklığın,
bizi bulaştırma!" dedi. Hemen sustum.
Cennet brokolisi
Sofrada "Hanım ben hiç brokoli yemedim." diyen seksenlik dedeme "Artık
öteki tarafta yersin." cevabını veren hınzır bir anneannem var!
Geberin Köpekler!
Anti-bakteriyel sabunla ellerimi yıkarken, "Geberin köpekler!" diye
kahkaha atan, bakterilerin ölüşünü zihninde canlandırıp bundan zevk
duyan ben mi, neden güldüğümü anlattığımda "Hayvansın sen, onların da
canı var!" diyen kız arkadaşım mı acaba daha çok alkışı hak ediyor?
Alkışlayan ellerde bakteri olmasın lütfen.
Şike
Futbol maçı başlamadan önce iki takımdan birinin kaptanı, hakemi bir köşeye çekip :
-Hocam, der.Sen bizim takımın durumunu bilmezsin...
-Bu maçı bize kaybettirecek olursan, bizimkiler seni ne yapar bilirmisin?
-Ne yaparlar?
-Seni parça parça ederler...
Hakem cevap verdi :
-Anlaşıldı, siz bu oyunda berabere kalacaksınız...
-Neden?
-Öteki, takımın kaptanı da bana aynı sözleri söyledi de ondan!...
-Hocam, der.Sen bizim takımın durumunu bilmezsin...
-Bu maçı bize kaybettirecek olursan, bizimkiler seni ne yapar bilirmisin?
-Ne yaparlar?
-Seni parça parça ederler...
Hakem cevap verdi :
-Anlaşıldı, siz bu oyunda berabere kalacaksınız...
-Neden?
-Öteki, takımın kaptanı da bana aynı sözleri söyledi de ondan!...
20 Ocak 2009 Salı
Şemsiye
Yıllar önce İngiltere'de erler şemsiye kullanmazmış.Şemsiye taşıma hakkı sadece subaylara tanınıyormuş.
O yıllarda bir gün genç teğmenlerden biri, koltuğunun altında bir şemsiye ile hızlı hızlı yürüyen eri görünce, beyninden vurulmuşa dönmüş.Eri çağırarak :
-Bu ne küstahlık, demiş.Ve şemsiyeyi aldığı gibi dizinde iki parça etmiş.
-Bu sana bir ders olsun, bir daha böyle küstahlıklar yapma!
Neye uğradığını anlamayan er :
-Başüstüne, diyerek selamı çakmış ve şöyle sormuş :
-Teğmenim, beni az önce evine yollayan general şemsiyesini istediğinde kim kırdı diyeyim?
O yıllarda bir gün genç teğmenlerden biri, koltuğunun altında bir şemsiye ile hızlı hızlı yürüyen eri görünce, beyninden vurulmuşa dönmüş.Eri çağırarak :
-Bu ne küstahlık, demiş.Ve şemsiyeyi aldığı gibi dizinde iki parça etmiş.
-Bu sana bir ders olsun, bir daha böyle küstahlıklar yapma!
Neye uğradığını anlamayan er :
-Başüstüne, diyerek selamı çakmış ve şöyle sormuş :
-Teğmenim, beni az önce evine yollayan general şemsiyesini istediğinde kim kırdı diyeyim?
19 Ocak 2009 Pazartesi
Temel Uçakta
Temel uçakla Trabzona gidecekmis.Oturmus bir yere rasgele... Asil yer sahibi gelmis;
- Yer sahibi: Beyfendi burasi benim yerim kalkarmisiniz?
- Temel: Hayir
- Yer sahibi : Beyfendi burasi benim yerim kalkin
- Temel: Hayir
Yer sahibi gider Hostese basvurur.
- Hostes: Beyfendi burasi sizin yeriniz degil kalkarmisiniz lütfen
- Temel: Kalkmam
Hostes çare bulamayinca kaptana basvurur.
- Kaptan: Temelin kulagina bisi fisildar ve Temel gecer Arka tarafa oturur.
Herkes hayret etmis biz bu kadar urastik kalkmadi acaba Kaptan nasil kaldirdi bunu.Dayanamiyorlar Kapatana Soruyorlar;
- Kaptan: Dedim ki Burasi Trabzona Gitmez
- Yer sahibi: Beyfendi burasi benim yerim kalkarmisiniz?
- Temel: Hayir
- Yer sahibi : Beyfendi burasi benim yerim kalkin
- Temel: Hayir
Yer sahibi gider Hostese basvurur.
- Hostes: Beyfendi burasi sizin yeriniz degil kalkarmisiniz lütfen
- Temel: Kalkmam
Hostes çare bulamayinca kaptana basvurur.
- Kaptan: Temelin kulagina bisi fisildar ve Temel gecer Arka tarafa oturur.
Herkes hayret etmis biz bu kadar urastik kalkmadi acaba Kaptan nasil kaldirdi bunu.Dayanamiyorlar Kapatana Soruyorlar;
- Kaptan: Dedim ki Burasi Trabzona Gitmez
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




