1 Ağustos 2009 Cumartesi
27 Temmuz 2009 Pazartesi
Dilek Isimli Bi Kızın Başından Geçmiş Gerçek Olaymış
Gönderen
edacikk
zaman:
12:29
Etiketler:
Dilek Isimli Bi Kızın Başından Geçmiş Gerçek Olaymış
0
yorum
Bu olay, Marmara Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü 1993 yılında bitiren Dilek isimli bi kızın başından geçmiş
Dilek bir gün okuldan çıkmış, durakta minibüs bekliyomuş. Yalnız korkunç da yağmur yağıyormuş bu arada. Kızın önüne bir araba yanaşmış. İyi giyimli, temiz yüzlü bi genç, "Yanlış anlamayın n'olur. Ben de yakın zamana kadar öğrenciydim. Islanmayın, gelin ben sizi uygun bir yere kadar bırakayım" demiş. Dilek kız, başta biraz tereddüt etmiş ama çocuğun iyiniyetine inanmış ve arabaya binmiş. Yolda sohbet filan etmişler. Hoşlanmışlar birbirlerinden. Çocuk, "Lütfen izin verin sizi evinize bırakayım. Bakın yağmur da iyice hızlandı" demiş, Dilek kabul etmiş taabi.
Sohbet iyice koyulaşmış. Kızın evine gelmişler, bu arada telefon değiş tokuşu yapmayı da ihmal etmemişler. Dilek çok etkilenmiş çocuktan. O hafta her telefon çaldığında yüreği hop etmiş, "Ay benimki mi arıyo?" diye telefona koşmuş. Ama arayan olmamış maalesef. Dilek yüzünü kızartıp çocuğu aramaya karar vermiş, "Belki numaramı kaybetmiştir, n'olucak ki ben arasam" deyip kandırmış kendini. Telefonu ağlamaklı bi kadın sesi açmış. Meğer teyze, bizim çocuğun annesiymiş ve hıçkıra hıçkıra, oğlunun trafik kazasında öldüğünü söylemiş. Anlattıklarından Dilek anlamış ki, çocuk onu bıraktıktan 5 dakika sonra yapmış kazayı. "Keşke eve bıraktırmasaydım. Benim bunun sorumlusu" diyerek hemen kendini suçlamaya başlamış. Suçluluk duygusundan kurtulmak için teyzeden adresi almış, "En azından başsağlığına gideyim bari" diye düşünmüş. Ziyaret ağlamaklı ve de yaslı geçmiş. Ayrılma vakti geldiğinde iyice havaya giren kız, "Bana oğlunuzdan bi hatıra verir misiniz? Onu gerçekten çok sevmiştim" demiş. Bunun üzerine anne içeriye gitmiş, döndüğünde elinde çocuğun kaza günü üzerinde olan gömlek varmış. Üstelik de hala kanlar içindeymiş gömlek. Dilek çok kötü olmuş, gömleğin niye saklandığı ve niye ona verildiği anlamsızlığına rağmen yine de kadını kıramayıp almış kanlı gömleği. Ama eve gelir gelmez ilk işi gömleği yıkayıp, ütülemek olmuş. Bütün gece gömleğe baka baka, zır zır ağlamış. Sürekli de, "Onu ben öldürdüm, onu ben öldürdüm" diye tekrar ediyomuş kendi kendine. Artık ağlamaktan bi'tap düştüğünde gömleği yastığının altına koymuş ve yatmış. Sabah uyandığında kendini daha iyi hissediyomuş. Ama yastığı kaldırdığında bi de görmüş ki gömlek yine kanlar içinde. İnanamamış bu duruma. "Heralde dün o kafayla iyi yıkayamadım" diyerek yeniden yıkamış gömleği. Ama ertesi sabah da hiç bi değişiklik yokmuş gömlekte, yine kanlar içindeymiş.
Bunun üzerine Dilek kız girdiği ruhsal çöküntünün de etkisiyle bir hocaya gitmeye karar vermiş. Çünkü başına gelen olayı mantıksal olarak bir türlü açıklayamıyormuş. Çevresinden edindiği bilgiyle değerli bir insan olan Rıza hocayı bulup olayı başından sonuna anlatmış. Rıza hoca uzun-uzun dualar okuduktan sonra Dilek e gömleği neyle yıkadığımı sormuş. Dilek te tam iki kez deterjanla yıkadığını, ilk başta gömleğin temizlendiğini fakat sabah tekrar kanlar içinde olduğunu ağlayarak anlatmış. Bunu duyan Rıza hocanın gözleri faltaşı gibi açılmış ve ellerini dileğin kafasına dokundurarak aynen şunları söylemiş... "A benim salak kızım, hiç normal deterjanla kan lekesi çıkar mı? Ace kullansana, hem renkli hem de renksiz çamaşırlarında!"
zhuahaha iğrenç demi!!!dah önce açıldıysa özür!!!
Dilek bir gün okuldan çıkmış, durakta minibüs bekliyomuş. Yalnız korkunç da yağmur yağıyormuş bu arada. Kızın önüne bir araba yanaşmış. İyi giyimli, temiz yüzlü bi genç, "Yanlış anlamayın n'olur. Ben de yakın zamana kadar öğrenciydim. Islanmayın, gelin ben sizi uygun bir yere kadar bırakayım" demiş. Dilek kız, başta biraz tereddüt etmiş ama çocuğun iyiniyetine inanmış ve arabaya binmiş. Yolda sohbet filan etmişler. Hoşlanmışlar birbirlerinden. Çocuk, "Lütfen izin verin sizi evinize bırakayım. Bakın yağmur da iyice hızlandı" demiş, Dilek kabul etmiş taabi.
Sohbet iyice koyulaşmış. Kızın evine gelmişler, bu arada telefon değiş tokuşu yapmayı da ihmal etmemişler. Dilek çok etkilenmiş çocuktan. O hafta her telefon çaldığında yüreği hop etmiş, "Ay benimki mi arıyo?" diye telefona koşmuş. Ama arayan olmamış maalesef. Dilek yüzünü kızartıp çocuğu aramaya karar vermiş, "Belki numaramı kaybetmiştir, n'olucak ki ben arasam" deyip kandırmış kendini. Telefonu ağlamaklı bi kadın sesi açmış. Meğer teyze, bizim çocuğun annesiymiş ve hıçkıra hıçkıra, oğlunun trafik kazasında öldüğünü söylemiş. Anlattıklarından Dilek anlamış ki, çocuk onu bıraktıktan 5 dakika sonra yapmış kazayı. "Keşke eve bıraktırmasaydım. Benim bunun sorumlusu" diyerek hemen kendini suçlamaya başlamış. Suçluluk duygusundan kurtulmak için teyzeden adresi almış, "En azından başsağlığına gideyim bari" diye düşünmüş. Ziyaret ağlamaklı ve de yaslı geçmiş. Ayrılma vakti geldiğinde iyice havaya giren kız, "Bana oğlunuzdan bi hatıra verir misiniz? Onu gerçekten çok sevmiştim" demiş. Bunun üzerine anne içeriye gitmiş, döndüğünde elinde çocuğun kaza günü üzerinde olan gömlek varmış. Üstelik de hala kanlar içindeymiş gömlek. Dilek çok kötü olmuş, gömleğin niye saklandığı ve niye ona verildiği anlamsızlığına rağmen yine de kadını kıramayıp almış kanlı gömleği. Ama eve gelir gelmez ilk işi gömleği yıkayıp, ütülemek olmuş. Bütün gece gömleğe baka baka, zır zır ağlamış. Sürekli de, "Onu ben öldürdüm, onu ben öldürdüm" diye tekrar ediyomuş kendi kendine. Artık ağlamaktan bi'tap düştüğünde gömleği yastığının altına koymuş ve yatmış. Sabah uyandığında kendini daha iyi hissediyomuş. Ama yastığı kaldırdığında bi de görmüş ki gömlek yine kanlar içinde. İnanamamış bu duruma. "Heralde dün o kafayla iyi yıkayamadım" diyerek yeniden yıkamış gömleği. Ama ertesi sabah da hiç bi değişiklik yokmuş gömlekte, yine kanlar içindeymiş.
Bunun üzerine Dilek kız girdiği ruhsal çöküntünün de etkisiyle bir hocaya gitmeye karar vermiş. Çünkü başına gelen olayı mantıksal olarak bir türlü açıklayamıyormuş. Çevresinden edindiği bilgiyle değerli bir insan olan Rıza hocayı bulup olayı başından sonuna anlatmış. Rıza hoca uzun-uzun dualar okuduktan sonra Dilek e gömleği neyle yıkadığımı sormuş. Dilek te tam iki kez deterjanla yıkadığını, ilk başta gömleğin temizlendiğini fakat sabah tekrar kanlar içinde olduğunu ağlayarak anlatmış. Bunu duyan Rıza hocanın gözleri faltaşı gibi açılmış ve ellerini dileğin kafasına dokundurarak aynen şunları söylemiş... "A benim salak kızım, hiç normal deterjanla kan lekesi çıkar mı? Ace kullansana, hem renkli hem de renksiz çamaşırlarında!"
zhuahaha iğrenç demi!!!dah önce açıldıysa özür!!!
24 Temmuz 2009 Cuma
Bir Anne Çocuğun Porno Arşivini Yakalarsa :l
Anne : bunlar ne, kimin bunlar?
Cocuk : benim. mecburen benim. senin kocan var tabii istediğin zaman ..... afedersin.
Anne : terbiyesiz.
Cocuk : bu işler böyle anne. samimi olmaya çalışıyorum.
Anne : bunlar ne ?
Cocuk : sanki bilmiyosun ? biliyosan ne soruyosun ? national geographic gönderdi işte geçen hafta, eğitim cdleriymiş
Anne : bunlar ne bunlar?
Cocuk : bu at,bu eşek,bu köpek,bu da başrolde oynayan hatun...
Anne : derhal bi psikiyatrist bulmalıyım...
Anne : bunlar ne bunlar? cüce pornosu mu? yuh be oğlum!
Cocuk : birakmaya çalişiyorum anne
Cocuk : anne odami mi topladin yine?
Cocuk : ...
Cocuk : anne?
Anne : konusmuyorum ben seninle..
Anne : ulan hadi herşeyi bıraktım, neden hayvanlı porno!!!
Cocuk : köpek istemiştim küçükken, almadıydınız. içimde kalmış olacak...
Anne : bir açıklama istiyorum oğlum.
Cocuk : ee anne, şimdi her erkeğin... yani şimdi ergenlikteyken eee
Anne : o değil be, neden bu kadınların ppleri var ?
Anne: Bu ne evladim izliyorum kaç saattir anlamadım böyle garip şekiller
Cocuk : hasss... o şey anne, bir kangurunun 12 parmak bağırsağı...
Anne : ah evladım keşke tıp seçmeseydin
Anne : bunlar ne oglum?
Cocuk : şey ee.. şöyle izah edeyim şimdi be..
Anne : seni evlendirmek lazım
Cocuk : böyle daha ucuz oluyo ama.. bu zamanda bi düğün nerden baksan 10 milyara patlıyo.. sonra ev tutcan, beyaz eşyası, mobilyası, dola..
Anne : tamam yaw ne yaparsan yap
Anne : bunlar ne olm?
Cocuk : peki sen nesin anne? sence anlami varmi dunyanin. 60 yil yasayip olucez ve anlamsizca topragin icinde curuyecegiz. sonuc itibariyle tensel zevklerin ve anlik kaygilarimizin hayatimizin onune gecmesi cok daha tehlikeli varolusumuzun amaci da bunun kadar amacsiz ve tehlikeli bi durum o yuzden sorgulama sadece hisset anne
Cocuk : anne naaptın yaaa...
Anne : olm ben ne bileyim bulunca patlıyacagini...baban gelene kadar çatıyı onarabilir miyiz...belki farketmez ha ne dersin...
Anne : oha oglum oha oha oooo haaaaa!!!!!
Anne : mertcan bunlar ne?
Cocuk : o elinde tuttugun jenna jamessonun son videosu, dikkatli ol anne, çizme cdleri..
Anne : nerden çikti bunlar?
Cocuk : sanki ben çikardim... kutuda duruyordu sen çikartana kadar...
Anne : nerden buldun bunlari?
Cocuk : parasiyla degil mi. verdim aldim iste...
Anne : napiyorsun bunlarla..
Cocuk : napicam, bakip bakip çekiyorum...
Anne : seni bir psikologa götürmeliyim..
Cocuk : tamam ya.. büyütme anne... al ordan 5 tane cd konu kapansin...
Anne : klik, klik.. mertcan bu dosyalar ne?
Cocuk : aman anne. sistem dosyalari onlar. dikkat et silme sakin..
Anne : ne sistem dosyasi oglum.. 12 gb sistem dosyasi mi olur?
Cocuk : ee.. virüs girmis herhalde...
Anne : yoo ben norton'u live update yapip full system scan ettim.. virüs falan yok...
Cocuk : eee.. anne o zaman seydir onlar ...
Anne : bunlarin hepsi divx.. üstelik 5.05'le codeclenmis.. ses içinde ac3 yapilmis..
Cocuk : hadi yaa.. nasil olur.. allaa allaa..
Anne : hepsi ayri ayri kategorilere ayrilmis bunlarin birde..
Cocuk : porno onlar anne.. pornoooooooo!!!
Anne : bunlar ne?
Cocuk : onlar? hormonlarımın tavan yaptığı yıllarda eve hergün başka bi kızla gelmemi, herkes uyuduktan sonra sabahlara kadar tv başında oturmamı ve çadır olmasın diye sürekli evde kot pantolonla gezmemi engelleyen yayın organları onlar.. onlar sayesinde "Burakin çok sorunsuz bi çocukluk geçirdi" diyebiliyosun yani.. şimdi sıralarını bozmadan yerine koy, nostaljik değerleri çok yüksek.. hadi bakiim.
Anne : babanla geçen gün senin ortaokul yıllıklarına bakıyorduk..
Cocuk : (aassssstttiiiirrr) eee?
Baba : ne güzel sınıf arkadaşların varmış öyle geh geh geh...
Cocuk : ha evet bi tanesi bulgaristandan birisi de macaristandan ehe
Baba : geliyo şimdi bulgar macar usülü tokat..
Anne : evladim bu ne
Kız Cocuk : anne biraksana bunlari yaaa
Anne : evladim kocaman kiz oldun sen ne bunlar
Kız Cocuk : ama anne bilimsel takiliyoruz iste goruyosun bunlari gormezsek,anlamazsak napcaz sonra teknik ogreniyom ben hihihihi
Anne : ehieihiehieih kizim bi ara bunlari bana da seyrettirsene
Kız Cocuk : anne!!!
Anne : cüce?
Cocuk : eee kem küm
Anne : ...ve köpek?
Cocuk : öhöm ehe
Anne : neden show haberi kasede çekmişsin ki anlamadım?
Cocuk : hee.. ehe ehe haklısın annecim
Anne : ıyyy bunlar ne ?
Cocuk : eeeeeeeee , kara uzum habbesiiii lelele le canıımmm
Anne : ne diyorsun ?
Cocuk : bir mumdur,iki mumdur,uc mumdur
Anne : noluyor sana ?
Cocuk : hepiiimiiiz kardeeeesiiiizzzz
Anne : offfff
Cocuk : deli numarasini polis haric herkes yer genelde..
Anne : oğlum nedir bunlar?
Cocuk : ee bin kere sorduk size çocuk nasıl yapılır diye, sizin suçunuz
edit:alıntıdır
Cocuk : benim. mecburen benim. senin kocan var tabii istediğin zaman ..... afedersin.
Anne : terbiyesiz.
Cocuk : bu işler böyle anne. samimi olmaya çalışıyorum.
Anne : bunlar ne ?
Cocuk : sanki bilmiyosun ? biliyosan ne soruyosun ? national geographic gönderdi işte geçen hafta, eğitim cdleriymiş
Anne : bunlar ne bunlar?
Cocuk : bu at,bu eşek,bu köpek,bu da başrolde oynayan hatun...
Anne : derhal bi psikiyatrist bulmalıyım...
Anne : bunlar ne bunlar? cüce pornosu mu? yuh be oğlum!
Cocuk : birakmaya çalişiyorum anne
Cocuk : anne odami mi topladin yine?
Cocuk : ...
Cocuk : anne?
Anne : konusmuyorum ben seninle..
Anne : ulan hadi herşeyi bıraktım, neden hayvanlı porno!!!
Cocuk : köpek istemiştim küçükken, almadıydınız. içimde kalmış olacak...
Anne : bir açıklama istiyorum oğlum.
Cocuk : ee anne, şimdi her erkeğin... yani şimdi ergenlikteyken eee
Anne : o değil be, neden bu kadınların ppleri var ?
Anne: Bu ne evladim izliyorum kaç saattir anlamadım böyle garip şekiller
Cocuk : hasss... o şey anne, bir kangurunun 12 parmak bağırsağı...
Anne : ah evladım keşke tıp seçmeseydin
Anne : bunlar ne oglum?
Cocuk : şey ee.. şöyle izah edeyim şimdi be..
Anne : seni evlendirmek lazım
Cocuk : böyle daha ucuz oluyo ama.. bu zamanda bi düğün nerden baksan 10 milyara patlıyo.. sonra ev tutcan, beyaz eşyası, mobilyası, dola..
Anne : tamam yaw ne yaparsan yap
Anne : bunlar ne olm?
Cocuk : peki sen nesin anne? sence anlami varmi dunyanin. 60 yil yasayip olucez ve anlamsizca topragin icinde curuyecegiz. sonuc itibariyle tensel zevklerin ve anlik kaygilarimizin hayatimizin onune gecmesi cok daha tehlikeli varolusumuzun amaci da bunun kadar amacsiz ve tehlikeli bi durum o yuzden sorgulama sadece hisset anne
Cocuk : anne naaptın yaaa...
Anne : olm ben ne bileyim bulunca patlıyacagini...baban gelene kadar çatıyı onarabilir miyiz...belki farketmez ha ne dersin...
Anne : oha oglum oha oha oooo haaaaa!!!!!
Anne : mertcan bunlar ne?
Cocuk : o elinde tuttugun jenna jamessonun son videosu, dikkatli ol anne, çizme cdleri..
Anne : nerden çikti bunlar?
Cocuk : sanki ben çikardim... kutuda duruyordu sen çikartana kadar...
Anne : nerden buldun bunlari?
Cocuk : parasiyla degil mi. verdim aldim iste...
Anne : napiyorsun bunlarla..
Cocuk : napicam, bakip bakip çekiyorum...
Anne : seni bir psikologa götürmeliyim..
Cocuk : tamam ya.. büyütme anne... al ordan 5 tane cd konu kapansin...
Anne : klik, klik.. mertcan bu dosyalar ne?
Cocuk : aman anne. sistem dosyalari onlar. dikkat et silme sakin..
Anne : ne sistem dosyasi oglum.. 12 gb sistem dosyasi mi olur?
Cocuk : ee.. virüs girmis herhalde...
Anne : yoo ben norton'u live update yapip full system scan ettim.. virüs falan yok...
Cocuk : eee.. anne o zaman seydir onlar ...
Anne : bunlarin hepsi divx.. üstelik 5.05'le codeclenmis.. ses içinde ac3 yapilmis..
Cocuk : hadi yaa.. nasil olur.. allaa allaa..
Anne : hepsi ayri ayri kategorilere ayrilmis bunlarin birde..
Cocuk : porno onlar anne.. pornoooooooo!!!
Anne : bunlar ne?
Cocuk : onlar? hormonlarımın tavan yaptığı yıllarda eve hergün başka bi kızla gelmemi, herkes uyuduktan sonra sabahlara kadar tv başında oturmamı ve çadır olmasın diye sürekli evde kot pantolonla gezmemi engelleyen yayın organları onlar.. onlar sayesinde "Burakin çok sorunsuz bi çocukluk geçirdi" diyebiliyosun yani.. şimdi sıralarını bozmadan yerine koy, nostaljik değerleri çok yüksek.. hadi bakiim.
Anne : babanla geçen gün senin ortaokul yıllıklarına bakıyorduk..
Cocuk : (aassssstttiiiirrr) eee?
Baba : ne güzel sınıf arkadaşların varmış öyle geh geh geh...
Cocuk : ha evet bi tanesi bulgaristandan birisi de macaristandan ehe
Baba : geliyo şimdi bulgar macar usülü tokat..
Anne : evladim bu ne
Kız Cocuk : anne biraksana bunlari yaaa
Anne : evladim kocaman kiz oldun sen ne bunlar
Kız Cocuk : ama anne bilimsel takiliyoruz iste goruyosun bunlari gormezsek,anlamazsak napcaz sonra teknik ogreniyom ben hihihihi
Anne : ehieihiehieih kizim bi ara bunlari bana da seyrettirsene
Kız Cocuk : anne!!!
Anne : cüce?
Cocuk : eee kem küm
Anne : ...ve köpek?
Cocuk : öhöm ehe
Anne : neden show haberi kasede çekmişsin ki anlamadım?
Cocuk : hee.. ehe ehe haklısın annecim
Anne : ıyyy bunlar ne ?
Cocuk : eeeeeeeee , kara uzum habbesiiii lelele le canıımmm
Anne : ne diyorsun ?
Cocuk : bir mumdur,iki mumdur,uc mumdur
Anne : noluyor sana ?
Cocuk : hepiiimiiiz kardeeeesiiiizzzz
Anne : offfff
Cocuk : deli numarasini polis haric herkes yer genelde..
Anne : oğlum nedir bunlar?
Cocuk : ee bin kere sorduk size çocuk nasıl yapılır diye, sizin suçunuz
edit:alıntıdır
20 Temmuz 2009 Pazartesi
17 Temmuz 2009 Cuma
Telefonda kaos
Bazı insanlar vardır ki telefon başında nefes alırlar. Tabii onlar nefes alırken görüştükleri kişiler de kaos yaşarlar.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


